Manifest Yapmak: Evrene Dilek Dilemek Değil, Kendinle Bir Anlaşma Yapmaktır
- nazlicantosunn
- 22 Ara 2025
- 2 dakikada okunur
Manifest yapmak son yıllarda çok konuşuluyor. Ama ne kadar konuşuluyorsa, o kadar da yanlış anlaşılıyor.
Bir dilek listesi gibi görülüyor çoğu zaman: “İstiyorum, yazıyorum, evrene bırakıyorum.” Sonra bekliyoruz.
Ben bu noktada şunu fark ettim: Manifest, beklemekle ilgili değil. Hazır olmakla ilgili.
Bunu ilk kez anladığımda deniz kenarında bir sabah yürüyüşündeydim. Hava henüz tam açılmamıştı. Kahve elimdeydi ama zihnim karmakarışıktı. “Neden olmuyor?” diye soruyordum kendime. O an fark ettim: Aslında ben olmamasını bekliyordum.
İşte manifest meselesi tam olarak burada başlıyor.
Manifest Yapmak Nedir, Ne Değildir?
Manifest yapmak;– Evrene sipariş geçmek değildir.– Sürekli pozitif olmak zorunda olmak değildir.– Zorla inanmak hiç değildir.
Manifest; zihnin, duygunun ve davranışın aynı hizaya gelmesidir.
Bilimsel tarafta buna bilişsel tutarlılık denir. İnsan beyni, düşündüğü şeyle hissettiği şey çeliştiğinde stres üretir. Bu stres de davranışlara yansır. Yani bir şeyi isterken içten içe “olmaz” diyorsan, beynin seni o yönde yönlendirir.
Spiritüel öğretiler bunu çok daha sade söyler:
“İnsan neyi bekliyorsa, ona göre yaşar.”
Aslında ikisi de aynı kapıya çıkar.
Neden Çoğu Manifest Tutmaz?
Çünkü dürüst değildir.
Bunu kendimde çok gördüm. İçimde şöyle bir ses vardı: “Zaten zor, zaten olmayacak.”
Beden bunu biliyordu. Zihin süslüyordu.
Travma çalışmaları bize şunu söyler: Beden, geçmiş deneyimlere göre geleceği tahmin eder. Eğer daha önce hayal kırıklığı çok yaşandıysa, beden “korunma” moduna geçer. İşte o moddayken yapılan manifestler çalışmaz.
Sorun negatif düşünce değil. İnkâr.
Gerçek Manifest Nasıl Yapılır?
1. Önce Olduğun Yeri Kabul Etmek
Manifestin ilk adımı istemek değil, teslim olmaktır.
Şunu yazmakla başlar:
“Şu an buradayım.”
Ben bunu yazarken çoğu zaman duruyorum. Çünkü insan kendine karşı bile dürüst olmakta zorlanıyor. “Yorgunum.” “Kırgınım.” “Parayla ilişkim güvensiz.”
Ama işte tam burada bir şey açılıyor. Çünkü gerçeklik kabul edildiğinde, sinir sistemi rahatlıyor.
Bilimde buna regülasyon denir. Ruhsallıkta ise kabulleniş.
2. Ne İstediğini Değil, Kim Olmak İstediğini Yazmak
Evren dilek listesi okumaz. Kimlik dinler.
“Zengin olmak istiyorum” yerine şunu yazmak fark yaratır:
“Kazandığım parayla güvende hisseden biriyim.”
“İlişki istiyorum” yerine:
“Yakınlık kurabildiğim, temasın içinde kalabildiğim bir hayatım var.”
Çünkü beyin, kimlik cümlelerini davranışa döker. Bu artık nörobilimde de net.
3. Duyguyu Çağırmak
Manifestin özü duygu.
Para = güven
İlişki = temas
Başarı = genişleme
Bir gün defterime sadece şu cümleyi yazmıştım:
“Hayatla kavga etmiyorum.”
Sonra bir şeyler gerçekten değişmeye başladı. Çünkü bu bir sonuç cümlesi değil, hal cümlesiydi.
Manifestin Sessiz Kuralı
Gerçek manifestten sonra şu olur:
“Olur ya da olmaz, ben buradayım.”
Bu cümle bir bilgelik cümlesidir. Teslimiyetle güç aynı anda durur burada.
Ben bunu öğrendiğimden beri hayatımda garip bir sakinlik var. Hâlâ isteklerim var, hâlâ hayallerim… Ama artık onlara tutunmuyorum. Onlarla yürüyebiliyorum.
Ve tuhaf bir şekilde, tam da bu noktada kapılar açılıyor.
Belki manifestin sırrı budur: Evrene seslenmeden önce, kendinle barışmak.
Manifest yapmak konusunu daha yüzeysel ele almak istiyorsan (biraz daha teorik- uygulama şekilde) şu yazıma göz atabilirsin: Manifest Nedir? Gerçek Manifest Nasıl Yapılır? (Trendlerden Arınmış Derin Bir Rehber)



Ellerine sağlık canım yazılarını zevkle okuyorum yeni yazılarını sabırsızlıkla bekliyorum